İnsan Güzelleri, Kadınlar!

Tarih sınıf savaşımlarının tarihi olmadan önce dahi yeryüzünde tanrıların insana biçtiği misyona inat devrimcileşenler, ışığı selamlayan, ateşi kucaklayan, karanlıkta yarasalar ordusuna pusu atanlar, aynı zulmün altında olmasına rağmen ezilen devrimci erkeğin dahi ezdiği ve bir bedene sıkıştırılmış insan güzelleri, kadınlar!
Gericilik ister dışarıdan ister içerden gelsin hak edişlik söz konusuysa her hangi bir programdan da öte onurlu bir kavgayı büyütecek olan kadınlar.       Toplumlar henüz ne olduğunu kavrama aşamasına girerken onlar, içlerindeki bir yerlerde tanıdık bir acıyı anımsarlar.     Kimi zaman savaş ganimeti kimi zaman kutsal kitaplarda erkeğin kölesi, çağımızda ise mutfak ve yatak odasına mahkûm edilmeden önce, gelinlik heyecanın duygularıyla yaşamlarına bilinçli bir şekilde sınırlar çizilen kadınlar.  Şüphesiz yeni bir keşfi ortaya koyup buna paralel olan bir meseleyi ifade etmek yazanı da, okuyanı da heyecanlandır. Fakat söz konusu tarihin ilk ezilen, sömürülen, alınıp satılan, tanrılara, beylere, ağalara hediye edinilen insan güzelleri yani kadınlar ise bildiklerini ve bunlara paralel yaşadıklarını unutup sadece anlama gayreti içerisinde olmak gerekir.
Sınıflı toplumlarda ezen ezilen ilişkisi onu tanımlayan bir özneye bağlı olduğu kadar, tarihin akışında ezilen sınıf yine kendi bünyesinde barındırdığı ve hiç de gizli sayılamayacak başka bir özneye bağlıdır, kadınlara. Tarih gerek çağlara bölünmenden önce gerekse de çağlara bölündükten sonra sömürü düzenin ilk mağdurları değildir sadece kadınlar aynı zamanda yaşamın ilk devrimcileridir de. O vakit, yaşamı bir bütün olarak kapsayacak ve şüphesiz herkes için eşit ve dengeli bir geleceği örme gayreti bir arada yürütülecek ve geneli kapsayacak bir kavga ile zorunlu değil midir? Bu bir zorunluluk ise neden pratik meselenin hiç de böyle olmadığını kanıtlıyor ve bizleri yalancı çıkartıyor. Meseleyi bir dem basitleştirmekte fayda var. Öyle ki gerçeğin üzerine peçeyi örten ezilen sınıf olsa dahi bu peçeyi yırtacak olan ezilenin dahi ezdiği, insan güzelleri, devrimci kadınlar olacaktır. Bir örgütün yönetiminden, bir eylemin işleyişine, bir ailenin sıralamasından bir iş yerindeki eksikliğe kadar, kısacası sınıf savaşının o acımasız serüveninde hırsın, öfkenin kin ve intikamın adeta üzerlerine kusulan kadınlar. İşte dillere destan teorilerin pratik karşısındaki sefil varlığı.
Şimdileri duvarları yaşamın rengi sanıp, spermleriyle karalayan ve kadife tenli kadınlardan bahseden şairlerinin, yazarların, filmlerin kısacası özgürlüğü tek düze kavramış sefil dünyalarının hayran kitlesi oluşturması yanıltmasın kimseleri. Kof karabalıkları oluşturan kof eylemler şüphesiz ilk devrimci darbe karşısında yıkılıp gidecek olanlardır.   Dört parçalı Kürdistan coğrafyasında destan yazan insan güzelleri bunun en güzel ispatıdır. İnsan olan salt bir parçalarının dahi onlara vermiş olduğu bu devrimci ruh, köhnemiş bu çarkı parçalayacak ve yeni insanı yaratacak olandır.
Kanayan yaraların yoldaşlıktan başka bir ilacının olmadığı biçilen kaderin ancak bir arada olmakla bertaraf edinilebileceği, ne kavgadan önce ne de kavgadan sonra eşitsizliğin köklerinin kuruduğu, emeği, sevinci ve hüznü beraber yaşayacağımız ve şüphesiz yaşatacağımız toplumlar için, buyurun insan güzeli olmaya. Cinsel, ulusal, sınıfsal sömürüye karşı kadın mücadelesini güçlendirmeye, kadın iradesini politik bir güce dönüştürmeye, örgütlenmeye!

Demokratik Kadın Hareketi

Ayrıca kontrol et

Eskişehir’de müftülük yasası protestolarından açılan davanın ilk duruşması görüldü!

Eskişehir’de bugün saat 14.00’da 17 Ekim 2017 tarihinde gerçekleştirilen Müftülere verilen nikah yetkisini protesto eyleminin …