Son Güncelleme : 03.07.2017 10:56

8. Trans Onur Yürüyüşü Valiliğin yasaklanmasının ve sivil faşistlerin tüm tehditlerine rağmen iki farklı noktada okunan basın açıklaması ve Harbiye’de yapılan yürüyüş ile gerçekleştirildi.
Trans onur Yürüyüşü kapsamında İstanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla transfobi karşıtları Pangaltı’da buluştu. Pangaltı metro durağında basın açıklaması okundu. Açıklamada Valiliğin son dakika yasağı protesto edildi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Otel’de katledilenler anıldı.
Basın açıklamasının okunduğu bir diğer nokta ise İstanbul LGBTİ+ Dayanışma Derneği önüydü. Demokratik Kadın Hareketi’nin de içinde bulunduğu kitle Kıvılcım Arat’ın okuduğu basın metni sırasında sık sık ‘Baskılar Bizi Yıldıramaz’ ‘Susma Haykır Translar Vardır’ sloganları attı.
Tüm baskılara polis ablukasına rağmen okunan basın açıklamasında ve yürüyüşlerde 7 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar akşam saatlerinde serbest bırakıldı.
Okunan basın açıklamasında valiliğin Trans Onur Yürüyüşünü yasaklaması protesto edilerek ‘İstanbul LGBTİ+ onur yürüyüşü 3 yıldır, trans onur yürüyüşü ise 2 yıldır tarafınızca yasaklanmaktadır. Bu 3 yılda 100’e yakın homofobi ve transfobi karşıtı yaralanmış, onlarcası gözaltına alınmış ve yine yüzlerce yurttaşa polis tarafından şiddet uygulanmıştır. En temel haklarını kullanmak üzere Taksim’e gelen onlarca yurttaş ise hukuksuz bir biçimde yargılanmıştır. Ve yine pek sayın Vali, Anayasa’da güvence altına alınan haklarımız sivil-faşist unsurların; cihat, öldürme ve katletme çağrıları eşliğinde engellenmiştir. Üstelik sizlere bağlı kolluk kuvvetlerinin gözetiminde…’ sözleri ile valiye hatırlatmalarda bulunuldu.
Bu yıl Teması Göç olan Onur Yürüyüşü dolayısıyla basın metninde göçmen transların yaşadığı sorunlar ve hak ihlallerine dikkat çekilerek ‘Bizler, bu ülkenin farklı dillerde konuşan, farklı coğrafyalardan gelen, farklı inançlara sahip olan ve dünyanın tüm renklerini yüreğinde taşıyan transları olarak, hiçbir trans arkadaşımızın ölüm tehditleri, devlet ya da sivillerin şiddeti ve hiçbir türden ayrımcılığın karşısında yalnız kalmasına izin vermeyeceğimizi deklare ediyoruz. Yanyana gelmemizi engelleyen devlet aklına ve tüm ayrımcı fikirlere inat; biz translar, dil, din, ırk, renk ayrımı gözetmeksizin birbirimize sahip çıkmaya devam edeceğiz!’ ifadelerine yer verildi.
Son olarak mücadelenin devam edeceği belirtilerek ‘Unutmayın, sizlerden önce yürüyüşü yasaklayanlar bugün tutuklu ya da makamında değil. Ve bizler hala buradayız! Yaşamlarımızı ve yaşam alanlarımızı korumaya devam edeceğiz! Yürüyüşümüzü sokak sokak engelleseniz de, bizler ev ev, sokak sokak, şehir şehir varolma mücadelemizi her gün daha da büyüteceğiz.’ denildi.